Sony ve Honda’nın ortak girişimi olan Afeela markası, otomotiv dünyasında alışılmışın dışında bir yol izlemeye devam ediyor. Daha ilk sedan modeliyle yüksek fiyat etiketi ve yoğun teknoloji vurgusuyla tartışma yaratan marka, şimdi de yeni bir elektrikli SUV prototipiyle sahneye çıktı. Üstelik bu araç, özellikle Amerikan pazarı hedeflenerek geliştiriliyor. Ancak açıklanan takvim, teknik veriler ve fiyat beklentileri, Afeela’nın iddialı söylemleriyle tam olarak örtüşüyor mu sorusunu da beraberinde getiriyor.
SEDAN YETMEDİ, ŞİMDİ DE SUV: STRATEJİ Mİ RİSK Mİ?
Afeela’nın ilk seri üretim modeli olan Afeela 01 sedan, daha satışa çıkmadan fiyatı nedeniyle dikkatleri üzerine çekmişti. Yaklaşık 90 bin dolar seviyesinden başlayan bu model, markanın “erişilebilir teknoloji” söylemiyle çelişen bir konumda duruyor. Buna rağmen Sony Honda Mobility, ürün gamını genişletme konusunda geri adım atmadı ve bu kez SUV sınıfına yöneldi.
Yeni tanıtılan Afeela Prototype, daha yüksek gövde yapısı ve geniş iç hacmiyle özellikle aile kullanımına göz kırpıyor. Ancak bu aracın 2028 yılından önce yollara çıkmayacak olması, pazardaki hızlı değişim göz önüne alındığında önemli bir soru işareti yaratıyor. Elektrikli araç teknolojisinin her yıl ciddi bir sıçrama yaptığı bir dönemde, dört yıl sonrasına planlanan bir modelin bugünden ne kadar iddialı olduğu tartışmaya açık.

TASARIMDA SÜRPRİZ YOK: SADE, TEMİZ VE FAZLA TANIDIK
Afeela Prototype 2026’nın tasarımına bakıldığında, sedan modelle neredeyse birebir aynı bir çizginin sürdürüldüğü görülüyor. Ön ve arka kısımdaki geniş LED ışık şeritleri, pürüzsüz yüzeyler ve iki renkli gövde yapısı, markanın kendine has ama bir o kadar da risksiz bir tasarım anlayışını benimsediğini gösteriyor.
Bu tasarım dili bazı kullanıcılar için sade ve modern olarak değerlendirilebilirken, bazıları için fazla sıradan bulunabilir. Özellikle SUV gibi rekabetin son derece yoğun olduğu bir segmentte, Afeela’nın bu kadar sakin bir tasarımla nasıl öne çıkacağı merak konusu. Aracın yan profilde coupe benzeri eğimli tavan yapısı ise sportif bir hava katarken, arka koltuktaki yolcular için cam alanının daralmasına neden oluyor.

İÇ MEKANDA EKRAN ŞOVU: OTOMOBİL Mİ, DİJİTAL YAŞAM ALANI MI?
Sony etkisinin en net hissedildiği alan hiç şüphesiz iç mekan. Afeela SUV’un kabininde neredeyse tüm ön konsolu kaplayan dev bir ekran yer alıyor. Sürücü ve yolcu için ayrı ayrı yapılandırılmış bu dijital alan, aracı klasik bir otomobilden çok, hareketli bir teknoloji platformuna dönüştürüyor.
Arka koltuk yolcuları da unutulmamış. Onlar için konumlandırılan ek ekranlar sayesinde film izlemek, oyun oynamak veya dijital içeriklere erişmek mümkün. Hatta PlayStation altyapısının doğrudan araç sistemine entegre edilmesi, Afeela’yı rakiplerinden ayıran en dikkat çekici unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Ancak bu yaklaşım, herkesin otomobilde bu kadar yoğun ekran kullanımını isteyip istemediği sorusunu da beraberinde getiriyor.

TEKNİK VERİLER BEKLENTİYİ KARŞILIYOR MU?
Afeela SUV’un teknik detayları henüz tam olarak açıklanmış değil. Ancak sedan modelle aynı altyapıyı kullanacağı netleşmiş durumda. Bu da çift elektrik motorlu, dört tekerlekten çekişli bir yapı anlamına geliyor. Toplam güç yaklaşık 400 beygir seviyesinde ve 91 kWh kapasiteli batarya paketiyle yaklaşık 480 kilometrelik bir menzil sunulması hedefleniyor.
Bu rakamlar günümüz için makul olsa da, 2028 yılı standartları düşünüldüğünde ortalamanın altında kalabilir. Zira rakip markalar şimdiden 600 kilometreyi aşan menzil değerlerini seri üretimde sunmaya başlamış durumda. Afeela’nın 150 kW hızlı şarj desteği ise özellikle uzun yol kullanıcıları için sınırlayıcı olabilir.

OTONOM SÜRÜŞ VE GÜVENLİK: KAĞIT ÜZERİNDE ETKİLEYİCİ
Sony ve Honda, güvenlik ve sürüş destek sistemlerini Afeela markasının temel taşlarından biri olarak konumlandırıyor. Araç üzerinde yer alan toplam 40 sensör, çevresel algılama konusunda oldukça iddialı bir yapı sunuyor. Kameralar, radarlar ve LiDAR sensörü sayesinde araç, 360 derece çevre görüşü sağlayabiliyor.
Lansman aşamasında gelişmiş seviye sürüş destek sistemleri sunulması planlanırken, ilerleyen dönemde daha üst düzey otonom sürüş özelliklerinin yazılım güncellemeleriyle aktif hale gelmesi hedefleniyor. Ancak bu sistemlerin yasal düzenlemeler ve gerçek dünya performansı açısından ne kadar sorunsuz çalışacağı, ancak araç yollara çıktığında netleşecek.
FİYAT GERÇEĞİ: TEKNOLOJİ VAR AMA HERKES İÇİN DEĞİL
Afeela SUV için henüz resmi bir fiyat açıklanmış değil. Ancak sedan modelin 90 bin dolar seviyesinden başlaması, SUV versiyonunun daha da pahalı olacağına işaret ediyor. Bu da Afeela’yı geniş kitlelerden çok, teknoloji meraklısı ve yüksek bütçeli kullanıcıların radarına sokuyor.
Bu fiyat seviyesinde rekabet edecek modellerin hem menzil hem de marka algısı açısından güçlü alternatifler sunduğu düşünüldüğünde, Afeela’nın işi kolay olmayacak. Sony ve Honda’nın bu segmentte gerçekten fark yaratıp yaratamayacağı, sadece teknoloji değil, kullanıcı beklentilerini ne kadar doğru okuduklarına bağlı olacak.
CES SAHNESİNDE PARLAYAN AMA YOLU UZUN BİR PROJE
Afeela Prototype 2026, teknoloji odaklı yaklaşımı, dijital iç mekanı ve iddialı sensör donanımıyla dikkat çekici bir konsept sunuyor. Ancak geç çıkış tarihi, sınırlı menzil beklentisi ve yüksek fiyat algısı, bu SUV’un geniş kitlelere ulaşmasını zorlaştırabilir. Sony ve Honda’nın otomobil dünyasında gerçekten kalıcı olup olmayacağı, bu prototipin seri üretim versiyonunda atılacak somut adımlarla netleşecek.




