Türkiye’de engelli bireylerin araç alımını doğrudan etkileyen ÖTV muafiyeti düzenlemesinde yeni bir dönem başladı. Meclis’ten geçen yasa ile birlikte hem kullanım şartları hem de araç seçimi açısından önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Özellikle muafiyet süresinin uzatılması ve fiyat limitinin yükseltilmesi, piyasada dengeleri yeniden şekillendirecek gelişmeler arasında yer alıyor.
ÖTV Muafiyetinde Süre 10 Yıla Çıktı
Yeni düzenlemenin en dikkat çeken kısmı, muafiyet hakkının kullanım süresinin değiştirilmesi oldu. Daha önce engelli bireyler, ÖTV muafiyetli araç alım hakkını 5 yılda bir kullanabiliyordu. Artık bu süre 10 yıla çıkarıldı.
Bu değişiklik, özellikle kısa sürede araç yenileme planı yapan kullanıcıları doğrudan etkiliyor. Yeni kurala göre bir kişi ÖTV muafiyetli araç satın aldıktan sonra, ikinci bir araç alabilmek için 10 yıl beklemek zorunda. Ancak önemli bir detay var: Araç 5 yıl sonra satılabilecek. Fakat yeni bir muafiyetli araç almak için 10 yılın tamamlanması gerekecek.
Bu durum, ikinci el piyasasında ÖTV muafiyetli araçların dolaşımını artırabilirken, yeni araç talebini belirli ölçüde yavaşlatabilir.
İstisnai Durumlar Korundu
Yasa, bazı özel durumları da göz ardı etmedi. Eğer araç; kaza, yangın veya doğal afet gibi sebeplerle kullanılamaz hale gelirse, kullanıcılar 10 yıl beklemek zorunda kalmayacak. Bu kişiler, haklarını yeniden kullanarak yeni bir araç satın alabilecek.
Bu istisna, özellikle araç güvenliği ve beklenmeyen durumlar açısından önemli bir güvence sunuyor.

Fiyat Limiti Önemli Ölçüde Artırıldı
Yeni düzenleme ile birlikte ÖTV muafiyetli araçlar için belirlenen üst fiyat limiti de ciddi şekilde yükseltildi. Önceki limit 2.290.200 TL seviyesindeyken, yeni düzenlemeyle bu rakam 2.873.972 TL’ye çıkarıldı.
Bu artış, özellikle son dönemde yükselen araç fiyatları dikkate alındığında kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Yeni limit sayesinde daha fazla model muafiyet kapsamına girebilecek ve kullanıcıların seçenekleri genişleyecek.
Yüzde 40 Yerlilik Şartı
Düzenlemenin bir diğer önemli ayağı ise yerlilik kriteri oldu. Yeni kurala göre ÖTV muafiyetli araç alımında yüzde 40 yerlilik oranı şartı aranacak.
Bu şart, Türkiye’de üretilen veya üretim katkısı yüksek olan modellerin öne çıkmasını sağlayacak. Böylece hem yerli üretim desteklenecek hem de ithal araçların bu kapsamda tercih edilmesi zorlaşacak.

Muafiyet Kapsamına Giren Modeller
Yeni kriterler doğrultusunda ÖTV muafiyeti kapsamında değerlendirilebilecek bazı modeller de netleşti. Listede hem yerli üretim hem de Türkiye’de üretimi yapılan modeller dikkat çekiyor.
Öne çıkan modeller arasında Togg T10X ve Togg T10F gibi yerli elektrikli araçlar yer alıyor. Bunun yanında Fiat Egea Sedan ve Fiat Egea Cross da listede bulunuyor.
Fransız üretici tarafında Renault Clio ve Renault Megane Sedan öne çıkarken, SUV sınıfında Renault Duster dikkat çekiyor.
Japon markalarda ise Toyota Corolla, Toyota Corolla Hybrid ve Toyota C-HR gibi seçenekler yer alıyor. Koreli üreticilerden Hyundai i20 ve Hyundai Bayon da bu kapsamda değerlendiriliyor.
Bu liste, hem sedan hem SUV hem de elektrikli araç seçeneklerini bir arada sunarak geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor.
Engelli Bireyler İçin Kapsam Genişletildi
Yapılan değişiklikler sadece süre ve fiyatla sınırlı değil. Aynı zamanda muafiyetten yararlanabilecek kişi kapsamı da genişletildi.
Yeni düzenlemeye göre yüzde 40 ve üzeri ortopedik engeli bulunan ancak sağlık durumu nedeniyle sürücü belgesi alamayan bireyler de artık bu haktan yararlanabilecek. Bu kişiler, 10 yılda bir kez olmak üzere ÖTV muafiyetli araç satın alabilecek.
Önceki sistemde bu gruptaki bireylerin ya yüzde 90 ve üzeri engelli olması ya da bizzat sürücü belgesine sahip olması gerekiyordu. Yeni düzenleme, bu şartı esneterek daha fazla kişinin erişimini mümkün hale getirdi.
Piyasaya Etkisi Nasıl Olacak?
Yeni düzenlemenin otomobil piyasasında birkaç farklı etkisi olması bekleniyor.
• Araç yenileme süresinin uzaması, kısa vadede yeni araç satışlarını sınırlayabilir
• Fiyat limitinin artması, daha üst segment araçların muafiyet kapsamına girmesini sağlayabilir
• Yerlilik şartı, yerli üretim araçlara olan talebi artırabilir
• Kapsamın genişlemesi, kullanıcı sayısını artırarak pazarı canlı tutabilir
Bu değişiklikler, hem tüketici tarafında hem de üretici tarafında yeni bir denge oluşturacak.
Sonuç olarak, ÖTV muafiyetinde yapılan bu kapsamlı güncelleme, sadece bir vergi düzenlemesi olmanın ötesine geçerek Türkiye otomotiv pazarında önemli bir dönüşüm başlatıyor. Özellikle yerli üretimin desteklenmesi ve daha fazla bireyin bu haktan yararlanabilmesi, düzenlemenin en güçlü yönleri arasında yer alıyor.




