Otomotiv Devleri Üretimi Hindistan’a Kaydırıyor

audi fabrikası

Dünya otomotiv sanayisi, son birkaç yılda büyük bir dönüşüm sürecine girdi. Elektrikli araçların yükselişi, küresel maliyetlerin artışı, tedarik zinciri kırılganlıkları ve Çin merkezli rekabetin sertleşmesi, birçok üretici için üretim stratejilerini yeniden şekillendiren etmenlerin başında geliyor. Güncel veriler ve üreticilerin attığı adımlar incelendiğinde, özellikle Avrupa, Japonya ve Amerika merkezli birçok üreticinin rotasını Hindistan’a çevirdiği görülüyor.

Bu eğilimi hızlandıran en önemli faktörler arasında üretim maliyetlerinin düşürülmesi, politik istikrar, ihracat odaklı teşvikler ve Hindistan’ın artık dünyanın en büyük üçüncü otomotiv pazarı haline gelmiş olması bulunuyor. Sektör temsilcileri, Hindistan’ın hem iç tüketim hem de dış satış potansiyeli sayesinde bugün Çin’in 2000’li yıllardaki konumuna benzeyen bir ivmeye sahip olduğunu belirtiyor.

Ford’un 2021’de pazardan çıkma kararı, o dönem Hindistan’ın üreticiler açısından cazibesini kaybettiği yönünde değerlendirilmişti. Ancak marka, artan küresel rekabet ve uzun vadeli maliyet hesaplamaları sonucunda ülkeye geri dönüş planı hazırladı. Ford’un Chennai tesisinde yaklaşık 370 milyon dolarlık bir yatırım yaparak 2029 itibarıyla yeni nesil, yüksek teknolojili ihracat motorları üretmeyi amaçlaması, Hindistan’ın küresel stratejilerdeki yükselen rolünü açık şekilde ortaya koyuyor.

Japon üreticileri de bu dönüşümün en güçlü destekçileri arasında yer alıyor. Toyota ve Suzuki’nin toplamda 11 milyar dolara ulaşan yatırımlarla Hindistan’daki üretim alanlarını genişletme kararı, ülkeyi geleceğin ihracat merkezlerinden biri haline getirme hedefini doğruluyor. Özellikle Suzuki’nin dört milyon adede yaklaşması beklenen yıllık üretim kapasitesi, Hindistan’ın küresel pazar payında ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor. Honda’nın da üretim operasyonlarını güçlü biçimde Hindistan’a kaydırmaya hazırlanması, pazardaki rekabeti daha da yoğunlaştıracak unsurlar arasında.

 

fabrika

Hâlihazırda ülkede üretim yapan markalar da yeni yatırımlarını artırmış durumda. Renault ve Nissan’ın yaklaşık 600 milyon dolarlık yeni yatırım açıklaması ve mevcut tesislerini ihracat odaklı bir yapıya dönüştürme planları, Hindistan’ın bölgedeki üretim üssü olma yolunda hızla ilerlediğini kanıtlıyor. Avrupa’nın önde gelen markalarından Volkswagen’in bir milyar Euro seviyesindeki lokalizasyon yatırımı ise daha yüksek hacimli, bölgeye özgü üretim hedeflerinin kapısını açıyor. Bu adımları, MG Motor’un pazar payını artırmak için açıkladığı 100 milyon dolarlık yatırım planı takip ediyor.

Markaların Hindistan’a yönelmesindeki temel motivasyonlardan biri, üretim maliyetlerinin Çin’e kıyasla belirgin biçimde düşük olması. Ülkede işçilik, arsa ve lojistik giderleri Çin’e göre daha avantajlı seviyelerde bulunuyor. Bunun yanında Hindistan’daki parça tedarikçileri, global markalarla uzun vadeli ilişkiler kurmak amacıyla maliyetlerini daha da düşürmeye istekli davranıyor. Böylece üreticiler, rekabetin yoğunlaştığı uluslararası pazarda daha esnek ve daha maliyet avantajlı bir üretim modeli elde etmiş oluyor.

Son yıllarda elektrikli araç üreticileri arasındaki fiyat savaşları da Çin’i daha riskli bir üretim noktası haline getirdi. Çin merkezli elektrikli araç üreticilerinin Avrupa pazarında agresif fiyatlama stratejileri izlemesi ve bunun karşısında Avrupa Birliği’nin koruyucu tedbirler alması, küresel üreticilerin daha nötr ve daha stabil bir bölge aramasına neden oldu. Hindistan’da sağlanan politik istikrar ve otomotiv sektörünü ihracat hedefleriyle destekleyen devlet politikaları, üreticiler için önemli bir güven ortamı oluşturuyor.

Bu politikalardan en öne çıkanı, Hindistan hükümetinin uyguladığı Üretim Bağlantılı Teşvik (PLI) programı. Bu program, ülkeye yatırım yapan markalara üretim miktarına göre doğrudan finansal destek sağlıyor. Böylece yabancı markaların Hindistan’daki yatırımlarının geri dönüş süreci kısalıyor ve toplam maliyet hesaplamaları daha öngörülebilir hale geliyor.

Tüm bu gelişmelerin sonucunda Hindistan, artık sadece hızlı büyüyen bir pazar olarak değil, aynı zamanda küresel ölçekte ihracat yapan bir üretim devi olarak değerlendiriliyor. 2023–2024 döneminde yaklaşık beş milyon araç üretilmesi ve bunların 800 bininin ihraç edilmesi, Hindistan’ın üretim hacmi bakımından dünyanın önemli merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor. Çin’in 2023’te ulaştığı 30 milyon adetlik üretimle karşılaştırıldığında rakamlar hâlâ düşük olsa da Hindistan’ın genç nüfusu, artan satın alma gücü ve güçlü devlet teşvikleri, uzun vadede çok daha hızlı bir büyümeye işaret ediyor.

Önümüzdeki yıllarda Hindistan’ın, küresel üretim ağında Çin’in 2000’lerde sahip olduğu konuma benzeyen bir sıçrama yapması bekleniyor. Ancak bu süreçte ülkenin en önemli sınavı; altyapı yatırımlarının, lojistik kapasitesinin ve tedarik zinciri ağlarının büyüyen bu potansiyele ayak uydurup uyduramayacağı olacak. Eğer bu üç temel başlıkta kararlı bir gelişim sağlanırsa, Hindistan dünya otomotiv endüstrisinin yeni merkezi haline gelebilir.

 

Kaynak: https://www.jalopnik.com/2023847/car-brands-moving-production-to-india/