2025 yılı, otomotiv dünyası açısından sadece yeni modellerin tanıtıldığı bir dönem olarak değil, aynı zamanda geri çağırma rekorlarının kırıldığı bir yıl olarak da kayıtlara geçti. Özellikle büyük üreticilerin milyonlarca aracı kapsayan geri çağırma kararları, “yeni otomobiller ne kadar güvenli?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Geri çağırmalar her zaman araçların kötü olduğu anlamına gelmese de, sayıların bu kadar yükselmesi hem tüketiciler hem de markalar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Geri çağırma nedir ve neden bu kadar önemli hale geldi?
Geri çağırma, bir otomobil üreticisinin satışa sunduğu araçlarda güvenliği etkileyen bir sorun tespit etmesi ve bu sorunu ücretsiz şekilde gidermek üzere araç sahiplerini yetkili servislere davet etmesi anlamına geliyor. Bu sorun bazen yazılımsal bir hata, bazen küçük bir parça arızası, bazen de yangın veya motor hasarı gibi ciddi riskler olabiliyor. 2025 yılında dikkat çeken nokta ise geri çağırmaların yalnızca sayıca değil, kapsadığı araç adedi bakımından da olağanüstü seviyelere ulaşması oldu.

2025’in en çarpıcı ismi: Ford
Yılın en dikkat çekici markası tartışmasız şekilde Ford oldu. 2025 boyunca Ford, toplamda yaklaşık 12,9 milyon aracı kapsayan geri çağırma kararlarıyla listenin zirvesine yerleşti. Bu rakam, en yakın rakibinin bile birkaç kat üzerinde. Geri çağırmaların büyük kısmı geri görüş kamerası arızaları gibi görece yaygın sorunlardan kaynaklansa da, yakıt sistemi bileşenleri, fren hortumları ve kapı gövdesi parçaları gibi güvenliği doğrudan etkileyen problemler de önemli paya sahipti. Bu tablo, Ford’un kalite kontrol süreçlerinin ciddi şekilde sorgulanmasına yol açtı.

Toyota ve Stellantis neden üst sıralarda?
Listenin ikinci sırasında yaklaşık 3,2 milyon araçla Toyota yer aldı. Toyota’nın geri çağırmaları ilk bakışta yüksek görünse de, detaylara bakıldığında sorunların büyük bölümünün kamera görüntüsünün kararması, gösterge paneli arızası veya geri vites lambası gibi daha düşük riskli konular olduğu görülüyor. Bu nedenle Toyota’nın güvenilirlik algısında sert bir kırılma yaşanmadığı söylenebilir.
Üçüncü sıradaki Stellantis grubu ise Jeep, Ram, Dodge ve Peugeot gibi birçok markayı bünyesinde barındırması nedeniyle dikkat çekiyor. 2025’te yaklaşık 2,7 milyon aracı kapsayan geri çağırmaların önemli bir kısmı, şarj edilebilir hibrit modellerdeki batarya yangını riskinden kaynaklandı. Bu durum, elektrik destekli araçlarda güvenlik konusunun hâlâ tam anlamıyla oturmadığını bir kez daha gösterdi.

Asyalı markalar ne durumda?
Honda ve Hyundai gibi Asyalı üreticiler de 2025 yılında geri çağırma listesinde üst sıralarda yer aldı. Honda, yaklaşık 1,5 milyon aracı kapsayan geri çağırmalarla dördüncü sıraya yerleşti. En dikkat çeken sorunlardan biri, belirli yıllarda üretilen bazı modellerde jant bağlantı hatalarıydı. Hyundai ise 1 milyonun üzerinde araç için geri çağırma kararı aldı. Özellikle emniyet kemeri kilit mekanizmasındaki sorunlar, markanın imajını olumsuz etkileyen başlıca başlıklardan biri oldu.

Amerikan devleri ve elektrikli araç gerçeği
General Motors ve Tesla, 2025’in geri çağırma karnesinde öne çıkan diğer iki üretici oldu. General Motors’un geri çağırmalarının merkezinde büyük hacimli benzinli motorlarda tespit edilen üretim hataları yer aldı. Bu tür sorunlar, doğrudan motor arızasına yol açabildiği için kullanıcılar açısından ciddi risk oluşturuyor.
Tesla cephesinde ise tablo farklı. 2024 yılında rekor sayıda geri çağırma yaşayan marka, 2025’te bu sayıyı ciddi ölçüde düşürmeyi başardı. Ancak direksiyon destek sistemi ve geri görüş kamerası gibi temel güvenlik donanımlarında yaşanan sorunlar, elektrikli araçlarda yazılım ve donanım uyumunun hâlâ hassas bir denge gerektirdiğini gösteriyor.
Geri çağırma sayısı güvenilirliği belirler mi?
Geri çağırma rakamlarının yüksek olması her zaman bir markanın güvensiz olduğu anlamına gelmez. Aksine, bazı üreticiler en küçük riski bile tespit ettiklerinde proaktif şekilde geri çağırma kararı alabiliyor. Bu da aslında şeffaflık ve sorumluluk göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ancak milyonlarca aracı kapsayan tekrar eden sorunlar, üretim ve kalite kontrol süreçlerinde yapısal problemler olabileceğine işaret ediyor.

Tüketiciler bu tablodan ne ders çıkarmalı?
2025 verileri, araç satın alırken yalnızca marka algısına değil, model bazlı güvenlik geçmişine de bakılması gerektiğini net şekilde ortaya koyuyor. Aynı marka altında bazı modeller sorunsuz ilerlerken, bazıları ciddi geri çağırmalara konu olabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların, satın almayı düşündükleri araçların geçmiş geri çağırma kayıtlarını incelemesi ve yetkili servis duyurularını yakından takip etmesi büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak 2025, otomotiv sektöründe “kusursuzluk” kavramının yeniden sorgulandığı bir yıl oldu. Geri çağırmalar artarken, üreticilerin bu sorunlara ne kadar hızlı ve şeffaf şekilde müdahale ettiği ise markaların gelecekteki güvenilirliğini belirleyecek en önemli kriterlerden biri haline geldi.
Kaynak: https://www.motor1.com/features/783258/most-recalled-car-brands-2025/









