Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) Türkiye hakkında verdiği yeni karar, Çin menşeli otomobillere uygulanan ek vergiler ve ithalat koşullarını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle Çinli elektrikli otomobillere uygulanan %40 ek gümrük vergisi ile bazı ithalat şartlarının DTÖ kurallarına aykırı bulunması, hem otomotiv sektörü hem de tüketiciler açısından dikkatle takip edilen bir gelişme haline geldi. Ancak kararın açıklanmış olması, mevcut uygulamaların hemen sona ereceği anlamına gelmiyor. Sürecin önünde hâlâ hukuki aşamalar bulunuyor.
DTÖ paneli tarafından hazırlanan rapor, Türkiye’nin son yıllarda Çin’den ithal edilen otomobillere yönelik uyguladığı bazı ticaret önlemlerini uluslararası ticaret kuralları açısından değerlendirdi. İnceleme sonucunda özellikle ek gümrük vergileri ve ithalat izin sisteminde yer alan bazı yükümlülüklerin DTÖ mevzuatıyla uyumlu olmadığı yönünde görüş bildirildi. Buna karşın panel, Çin’in ileri sürdüğü tüm iddiaları kabul etmedi ve bazı düzenlemeler konusunda Türkiye lehine değerlendirmelerde de bulundu.
Hangi Düzenlemeler DTÖ Kurallarına Aykırı Bulundu?
Panel raporuna göre en dikkat çeken başlık, Çin menşeli elektrikli otomobillere uygulanan %40 ek gümrük vergisi oldu. Değerlendirmede, bu verginin Türkiye’nin GATT 1994 kapsamındaki gümrük taahhütlerini aştığı belirtildi. Ayrıca bazı hibrit otomobillere uygulanan ek vergilerin de uluslararası ticaret kurallarıyla uyumlu olmadığı sonucuna varıldı.
Bunun yanında, Çin’den ithal edilen elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçlara yönelik ithalat izin sistemi kapsamında istenen bazı satış sonrası hizmet şartları da eleştirildi. Panel, bu yükümlülüklerin yalnızca Çin menşeli araçlar açısından daha ağır sonuçlar doğurduğunu ve benzer ürünler arasında eşit muamele ilkesine aykırı olduğunu değerlendirdi.

İthalat Şartlarında Hangi Yükümlülükler Tartışma Yarattı?
Türkiye’nin uyguladığı ithalat izin sistemi kapsamında ithalatçılardan birçok ek yükümlülük yerine getirmesi isteniyordu. Panel raporunda özellikle şu şartlar öne çıktı:
- Türkiye’de çağrı merkezi kurulması
- Yedi coğrafi bölgede en az 20 yetkili servis açılması
- Yetkili temsilci bulundurulması
- Batarya taahhütlerinin yerine getirilmesi
- Yeterlilik belgesi alınması
DTÖ paneli, bu koşulların Çin’den ithal edilen araçlara diğer benzer ürünlere kıyasla daha olumsuz uygulandığı kanaatine vardı. Raporda ayrıca Türkiye’nin bu şartların tüketiciyi korumak veya tip onayı mevzuatını uygulamak açısından zorunlu olduğunu yeterince ortaya koyamadığı ifade edildi.

Karar Hemen Uygulanacak Mı?
Kararın en önemli ayrıntılarından biri de uygulama süreci oldu. DTÖ panel raporu nihai ve doğrudan yürürlüğe giren bir karar niteliği taşımıyor. Raporun yürürlüğe girebilmesi için DTÖ Anlaşmazlıkların Halli Organı tarafından kabul edilmesi veya tarafların hukuki süreci tamamlaması gerekiyor. Tarafların temyiz hakkı da bulunuyor.
Ancak DTÖ’nün temyiz mekanizmasının uzun süredir etkin şekilde çalışmaması nedeniyle bu dosyada da sürecin uzaması bekleniyor. Bu nedenle mevcut ithalat uygulamalarında kısa vadede otomatik bir değişiklik yaşanması beklenmiyor.
Anlaşmazlığın Temeli Ne?
Uyuşmazlığın geçmişi, Türkiye’nin Çin’den ithal edilen otomobillere yönelik aldığı koruma tedbirlerine dayanıyor. Türkiye ilk olarak 2023 yılında Çin menşeli elektrikli otomobillere %40 ek gümrük vergisi uygulamaya başladı. Daha sonra Haziran 2024’te kapsam genişletilerek bazı benzinli ve hibrit modeller de ek vergilerin içine alındı.
Aynı dönemde elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobiller için ithalat izin sistemi devreye alınırken, satış sonrası hizmetlere ilişkin yeni yükümlülükler de getirildi. Çin ise bu uygulamaların kendi üreticilerini hedef aldığı gerekçesiyle konuyu Ekim 2024’te DTÖ’ye taşıdı.

Çinli Markaların Türkiye Satışları Nasıl Etkilendi?
Sektör verileri, uygulamaya alınan önlemlerin Çinli otomobil markalarının Türkiye performansına doğrudan yansıdığını gösteriyor.
Öne çıkan veriler şöyle:
- Çinli markaların toplam satışları %39,6 düşerek 28.602 adede geriledi.
- Pazar payları %7,8’den %5,1’e düştü.
- Türkiye’de faaliyet gösteren Çinli marka sayısı 10’dan 7’ye indi.
- BYD’nin ilk yarı satışları 25.501 adetten 6.809 adede geriledi.
- Chery Grubu’nun toplam satışları ise 19.026 adetten 19.313 adede yükseldi.
- Chery markasının satışları düşerken, Omoda ve Jaecoo markalarının toplam satışları 6.623 adede ulaştı.
Bu veriler, uygulanan ticaret önlemlerinin tüm Çinli üreticileri aynı ölçüde etkilemediğini ortaya koyuyor. Bazı markalar satış kaybı yaşarken, bazı üreticiler ürün çeşitliliği sayesinde büyümesini sürdürebildi.
DTÖ panelinin kararı, uluslararası ticaret açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülse de Türkiye’deki otomobil alıcıları açısından kısa vadede doğrudan bir değişiklik yaratmıyor. Bununla birlikte kararın ilerleyen dönemde hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı, Çin’den ithal edilen otomobillere yönelik vergi ve ithalat politikalarının geleceği açısından belirleyici olacak.




