İstanbul’un simge köprüleri Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet ile birlikte Türkiye’nin önemli otoyol ve çevreyolları için özelleştirme sürecinin önünü açan karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan kararla toplam 2 köprü, 8 otoyol ve 2 çevreyolu için işletme hakkının devredilmesinin önü açılmış oldu.
Karar kapsamında daha önce 2010 yılında özelleştirme programına alınan bazı ulaşım altyapıları yeniden gündeme gelirken, Niğde-Pozantı Otoyolu ile Gaziantep Çevre Otoyolu da listeye dahil edildi. Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı ile Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü de özelleştirme kapsamındaki altyapılar arasında yer aldı.
Hangi Köprü Ve Otoyollar Kapsama Alındı?
Özelleştirme kararı Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep ve Toprakkale-İskenderun otoyolları ile Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerini kapsıyor. Bunlara Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun belirlenen bölümü de eklenirken, toplam kapsam 2 köprü, 8 otoyol ve 2 çevreyoluna ulaşıyor.
Kararda özelleştirmenin tek bir yöntemle sınırlandırılmadığı görülüyor ve altyapıların bir bütün halinde ya da ayrı gruplar şeklinde değerlendirilmesine imkan tanınıyor. İşletme hakkının verilmesi, kiralama, mülkiyetin gayri ayni haklarının tesisi veya gelir ortaklığı gibi farklı hukuki yöntemlerin tek başına ya da birlikte uygulanabileceği belirtiliyor.
30 Yıllık İşletme Modeli Gündemde
Süreç için 2031 yılında tamamlanma hedefi ortaya konulurken, uygulanacak özelleştirme süresinin 30 yıl olması planlanıyor. Bu nedenle karar, otoyol ve köprülerin mülkiyetinin tamamen el değiştirmesinden ziyade belirli bir dönem boyunca işletme ve gelir modeli üzerinden özel sektör katılımını gündeme getiriyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ise kararın doğrudan bir satış işlemi anlamına gelmediğini vurguladı. Yapılan açıklamada kamu varlıklarının mülkiyetinin devlette kalması şartıyla işletme hakkının belirli süre için devredilmesine yönelik bir model üzerinde teknik, hukuki ve mali hazırlıkların sürdüğü belirtildi.
İdare, değerlendirilen modelde temel hedefin yalnızca gelir elde etmek olmadığını, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve bakım yatırımlarının hızlandırılmasının da önceliklendirildiğini açıkladı. Otoyol işletmelerinde verimlilik artışı ve daha sürdürülebilir bir altyapı yönetimi de modelin gerekçeleri arasında gösterildi.
Bakanlık 600 Milyon Dolarlık Hesaba İtiraz Etti
Kamuoyunda köprü ve otoyolların yıllık 600 milyon dolar kâr sağladığı ve 30 yılda 18 milyar dolarlık kazanç oluşturacağı yönündeki hesaplamalara da itiraz edildi. Özelleştirme İdaresi, 600 milyon doların kâr değil gelir olduğunu ve bunun yaklaşık 300 milyon dolarının bakım ve onarım giderlerine ayrıldığını bildirdi.
Açıklamada yatırım, yenileme, personel, işletme ve finansman giderleriyle birlikte trafik projeksiyonları ve çeşitli risklerin de hesaba katılması gerektiği ifade edildi. Bu nedenle yıllık gelirin doğrudan 30 ile çarpılarak uzun vadeli kâr veya kamu zararı hesabına dönüştürülmesinin teknik ve mali açıdan doğru bir yaklaşım olmadığı belirtildi.
Kararın yayımlanmasının ardından gündeme gelen en önemli başlıklardan biri de geçiş ücretleri oldu ve Özelleştirme İdaresi mevcut düzenlemenin otomatik olarak yeni bir zam anlamına gelmediğini açıkladı. Ayrıca ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi veya çalışanların mevcut haklarını kaybetmesine yol açacak ilave bir karar bulunmadığı belirtildi.
5 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı doğrudan özelleştirme ihalesinin yapıldığı anlamına gelmezken, yapılacak işlemler konusunda Özelleştirme İdaresi Başkanlığını yetkilendiriyor. Bundan sonraki süreçte çalışmaların şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi planlanıyor.






