Avrupa Birliği, Çin’den Avrupa pazarına gelen hibrit araçların ihracatını gönüllü olarak sınırlandırmasını istiyor. Brüksel’in gündemindeki öneri, Çin menşeli hibritlerin AB pazarındaki payını mevcut durumda %30’un üzerindeyken yaklaşık %15 seviyesine çekmeyi ve yeni bir ticaret savaşı riskini azaltmayı hedefliyor.
Talep, Çinli üreticilerin Avrupa’daki ürün stratejisinin son dönemde hibrit modellere yönelmesiyle daha fazla önem kazandı. Brüksel, ihracatı doğrudan engellemek yerine belirli bir sınır üzerinde anlaşarak Avrupa otomotiv sanayisindeki baskıyı azaltmayı ve Çinli şirketleri kıta içinde üretime yönlendirmeyi amaçlıyor.
Hibritlerde Artan Çin Payı Brüksel’i Harekete Geçirdi
AB’nin mevcut uygulamasında Çin menşeli bataryalı elektrikli otomobillere üretici bazında değişen ve bazı durumlarda %45’e ulaşan ek vergiler uygulanıyor. Hibrit araçlar ise bu kapsamın dışında kaldığı için yalnızca ithal araçlara uygulanan %10’luk temel gümrük vergisine tabi tutuluyor.
Bu fark, Çinli otomotiv şirketlerinin Avrupa stratejisini hibrit modellere doğru kaydırmasını hızlandırdı. Avrupa’da hibritlere yönelik talebin daha yüksek olması ve bu araçların vergi açısından daha avantajlı konumda bulunması, son dönemde Çin’den yapılan sevkiyatların hızla büyümesine yol açtı.
Ekim 2024’te Çin’den AB’ye yalnızca 3.800 hibrit araç gelirken, bu rakam Temmuz 2026’da yaklaşık 50.000 adede yükseldi. Böylece ithalat hacmi on kattan fazla artarken, Çin’deki daha düşük üretim maliyetlerinin etkisiyle ortalama araç fiyatlarında da gerileme görüldü.
Brüksel Yeni Bir Ticaret Modeli Arıyor
AB’nin önerisi yalnızca ithalatı azaltmaya değil, Çinli üreticileri Avrupa içinde yatırım yapmaya yönlendirmeye de dayanıyor. Brüksel, 1986’da Japonya ile uygulanan gönüllü ihracat kısıtlamasına benzer bir modelin Toyota ve Nissan’ın Avrupa’da fabrika ve ortaklıklar kurmasına katkı sağlamasından hareketle benzer bir sonuç bekliyor.
Bu yaklaşımın arkasında Avrupa otomotiv sanayisinin üretim ve istihdam üzerindeki baskının giderek artması bulunuyor. Volkswagen, daha önce açıkladığı 50.000 kişilik azaltıma ek olarak 50.000 kişilik yeni istihdam kesintisini onaylayarak on yılın sonuna kadar toplam planlanan azaltımı 100.000 kişiye çıkardı ve Almanya’daki dört tesiste ayrıca 40.000 pozisyon gündeme gelebilir.
Çin İthalatıyla Ticaret Açığı Tartışması Büyüyor
AB ile Çin arasındaki ticaret gerilimi yalnızca otomobillerle sınırlı kalmıyor. Brüksel, kimyasallar gibi farklı ürün gruplarında da ihracatın sınırlandırılmasını ve Avrupa’dan daha fazla ürün alınmasını istiyor; AB’nin Çin karşısındaki mal ticareti açığı geçen yıl 360,6 milyar euroya ulaşırken, bu yılın ilk yarısında açık %9 daha genişledi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yaşanan süreci sanayisizleşme baskısıyla ilişkilendirirken, ticaret politikasında daha somut sonuç alınmasını istiyor. Ticaret Komiseri Maros Sefcovic’in Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ile görüşmesi ve ardından ekim başında Pekin’e yapılması planlanan ziyaret, tarafların yeni dönemdeki pazarlık sürecinde kritik aşamalardan biri olacak.
Ticari Araçlar İçin De Yeni Risk Oluşuyor
AB’de yeni vergi baskısının hibritlerle sınırlı kalmayabileceği de değerlendiriliyor. Çin üretimi ticari araçlar halen %10’luk temel tarifeyle AB’ye girerken, Avrupalı üreticiler Çin menşeli elektrikli kamyonlara da sübvansiyon karşıtı vergilerin uygulanmasını talep ediyor.
Çinli üreticiler ise Avrupa’da üretime geçerek olası ticaret engellerinin etkisini azaltmaya hazırlanıyor. Sinotruk’un Magna Steyr ile yerel sözleşmeli üretim için ortaklık açıklaması ve BYD’nin elektrikli çekicisini Avrupa’da üretme planı, Çinli markaların ihracat yerine bölgesel üretim modeline daha fazla ağırlık verebileceğine işaret ediyor.





