Lüks Araçta Fatura Vurgunu

Lüks Araçta Fatura Vurgunu
Lüks otomobilde ÖTV'nin artırılması resmi ithalatçıların satışlarını bıçak gibi keserken, özel ithalatla Türkiye'ye giren araçların satışları fiyatlarının ‘çok cazip' olmasından ötürü kesilmedi. Resmi yolla ülkeye giren araçlara göre satıcıdan satıcıya fark etmekle birlikte 50 bin Euro'ya kadar daha ucuz olan bu araçların bu kadar ucuz olmasının nedeni ise, yatırılan ÖTV miktarının 1.6 litrelik bir aracın ÖTV'sinden bile daha düşük olması. İhtisas gümrüklerinde işin sıkı tutulmaya başlamasıyla birlikte ‘grey market'in getirdiği araçların KDV matrahı için ibraz ettikleri faturalar bilirkişi kontrolü ve distribütörlerin onayından sonra kabul edilmeye başlandı. Fiyatının düşük olduğu düşünülen araçların ithalatına ise ancak faturalar yükseltilerek izin verilmeye başlandı. Fakat bu araçların trafiğe katılmadan önce, sahipleri adına yatırılması gereken ÖTV miktarları için bulunan ‘üç kâğıt' yönteminin önüne geçilemedi. Peki, bu nasıl mümkün oluyor? Sistemin nasıl işlediğini bu hırsızlığa son verilmesini isteyen ‘namuslu' özel ithalatçılar anlatıyor. İstanbul'da uzun yıllardan bu yana ithalat yapan ve isminin gizli tutulmasını isteyen isimlerden birinin elde ettiği faturalar, ÖTV'nin henüz yüzde 60'dan 80'e çıkarılmadığı dönemde bile ithal edilen KDV dahil fiyatı 42 bin 500 Euro olan bir Mercedes E 250 CGI otomobile, ödenmesi gereken asgari ÖTV miktarı 25 bin 500 Euro iken, ödenen miktarın 13 bin 407 TL olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Oranın yüzde 80'e çıkmasıyla aynı araca ödenmesi gereken vergi 34 bin Euro'ya çıktı. Ancak fiyatı indirimli faturalarla 25 bin TL'ye kadar indiren ‘sahtekâr' galericiler, hâlâ böylesine lüks bir araç için 20 bin TL'den fazla ÖTV ödemiyor, aradaki 60 bin TL farkı da ceplerine indiriyorlar. Almanya'dan 60 bin Euro'ya satın alınan Porsche Cayenne için ödenen yüzde 18 KDV ile aracın fiyatı 70 bin 800 Euro'ya geliyor. Bu araç müşteriye satılırken ödenmesi gereken ÖTV miktarı ise yüzde 130'luk orana göre 92 bin Euro. Yani aracın fiyatı ithalatçının 7 bin 500 Euro'luk kârı da eklendiğinde 170 bin Euro'yu buluyor. Ancak galeriye 70 bin 800 Euro'ya mal olan araç, son kullanıcıya satılmadan önce, çoğu kâğıt üzerindeki ‘bayi'ler arasında satılmaya başlanıyor. Galeri bayisine, bayi bir başka bayiye, çeşitli iskonto oranlarıyla aracı devrediyor. Araç o kadar çok el değiştiriyor ki, 70 bin 800 Euro (170 bin TL) KDV dahil fiyatı kâğıt üstünde 28 bin 500 TL'ye kadar düşürülüyor. 35 bin TL ÖTV ödenerek trafiğe kaydolmuş araçlar olduğu iddia ediliyor. Resmi fiyatının 40-50 bin Euro altında otomobil satın alan herkesin bu araçlar için düşük faturayla vergi ödendiğini ve faturanın bir gün kendilerine çıkacağını bilmesi gerekiyor. Bu sahtekârlığı ortaya çıkaran galericiler lüks araç satın alacaklara, mutlaka o araç için yatırılmış olan ÖTV'nin makbuzunu görmeleri konusunda uyarıyorlar. Kaynak: Habertürk

05.12.2011 | Bu Haberi Paylaş

Bir yoruma cevap yazmak için lütfen yorumun altındaki "Cevapla" butonunu kullanınız. Konu ile ilgili olmayan yorumlar onaylanmaz...
YORUMLAR
çözer 07.12.2011 21:59

gelir uzmanları maaşından fazla parayı bunlardan alınca gelir i araştırma gereği duymuyor

GÜLABİ 05.12.2011 22:00

kanunlar zenginler için çıkarılır ve bu halde bile yine ilk zenginler kanunları çiğnerler.benim bir gözüm ama. bana malülen emekliliği çok gören ülkemin kanunları zenginleri abad edebilmek için her türlü vergi afları çıkartırlar.her türlü cezaları affederler.basketçiler başarılı olduğu için 25 milyon galiba ödül verildi.bu mu adalet,bu mu hak.